... ve zaman su gibi akıp geçerken elinden kayıp gitmesinler diye sıkıca bağlandıklarından kurduğun üstelik şimdiye dek yıkılanlardan daha da sağlam olduğuna bu kez inandığın o kalendesin.
... ve bir kez daha içindeki mezarlığa bir sevgili gömerken ağlamıyorsun, sadece içiyorsun. Önündeki kadehe sıkı sıkı tutunmuş bekliyorsun, saatler geçecek ve yeni bir sabah doğuracak dünya.
........
Mezun oluyorum.
Çarşamba günü mezuniyet balom var..
İçimde garip bir boşluk,
İçimde bir tek adamın ayak izleri,
İçimde çok ama çok tanıdık bir yalnızlık var..
Seni çok özlüyorum, biliyorsun bahsettiğim sensin.
Senden aynı zamanda nefret de ediyorum, çünkü bana senin kadar yakın hiç kimse olamadı, ne yazık!
Şimdiyse delilikle, önüne geçilemeyen bir asabiyetle suçladılar beni, oysa içimdeki yankılarda bir tek ben vardım, duvarlarımın arasında yapayalnızdım. Başarısızlıklarının suçunu bana attılar.
Ne yazık!
Ne yazık!
Yazık!