Perşembe, Mayıs 01, 2008

Gibi

Neyin doğru neyin yanlış olduğu pek de umrumda değil. Yumduğum gözlerimi hangi tarafta açacağımdan hiç haberim yok. Belki uzun belki kısa zamanlardan sonra, benzer koridorlarda isimsiz adamlarlayım.
Az yol aldım, farkındayım. Birbirine benzeyen erkek kokuları arasında, Beyoğlu'nun arka sokaklarında, Galata köprüsünde, geçen vapurlarda, boş tren garlarında, Karaköy yokuşlarında....
Bir zaman sonra bulma ümidiyle, takvimlere ait olmayan dakikalar içindeyim.
Unuttuğum çok şey var elbette. Hatırladığım da...
Ümitlendiğim çok şey var bir de. Her tesadüf aynı tadı bırakacak diye...
Çok hücreli yalnızlığımı kendime sığdıramıyorsam bil ki... neyse.
Garip,
sanki burdaymışsın gibi, hala.