Cuma, Kasım 27, 2009

Koy!

herkes aynı değil mi bu sarhoş pencereden bakınca?
üstelik durum giderek komikleşiyor aslında,
baksana, yavaş yavaş hepsi ona benziyor.
koy, bana da doldur
son kadeh bu, söz.
varmış gibi dans etmeye bayılıyorum oysa,
aynı şarkıları söylemeye
belki aynı şımarık bakışları attığım aynalar dile gelir diye
beklemiyorum, yaşıyorum
ortasındaki yarayla hayata alışmış tüm insancıklar gibi
bana dar gelen kafesimde durmadan ötüyorum
ağlamayı bıraktım, sigaradan kurtulur gibi bahsetmeme bakma
iyi sayılmayan bir karakter bozukluğu sadece bu,
her önemli haltı hatırlarken bozulan zihin parçacıkları,
konu "o" olunca yeni yağlanmış makine gibi, tıkır tıkır
ve sesimi yükselttikçe canımı acıtan ekosuyla büyük bir boşluktayım şimdi
koy, bana da doldur
son kadeh bu, söz.
benzer şarkılar çalıyor burada da
yine canlanıyor içimdeki hayvan, ona aldırmasam da
ne dudaklarımdaki, ne de tenimdeki
o değil
o değil işte.
o, artık "sen" bile değil.
"hiçkimse"?
"hiçkimse "olmayı benden iyi bilemezdi
oldurmayı da.
koy koy,biraz daha.
son kadeh bu, söz.
rüyamda onu görmüştüm, iki kez.
yanaklarım ıslanmıştı uyandığımda,
aynı senaryo, o ölmüş ben biçare kendimle ıssız bir yerde koşuyorum
keşke şunu da deseydim, keşke bunu da konuşsaydım derken
sol tarafımdaki ağırlıkla uyanıyorum.
dünya üzerindeki ulaşamadığım varlığına, iyi ki yaşıyor, diyorum
yaşadığına emin olmak için telefona uzanırken elim
numarasını sildiğimi anımsıyorum.
of dertlendim
koy, içeceğim daha,
son kadeh bu, söz.
kaç satırlı şiirimsi oldu bu saçmalıklar umrumda değil
"o" , ismini bilemediğim oralarda,bense buradayım
şimdi çalsın orkestra
ve tüm alkışlar bana..
.