
deli gibi özlediğim bir şey varsa o da rahat, sıcacık yatağımdır ne zaman evden ayrılsam. yine öyle oldu. saatlerce uyumuşum, bir ara panjurlara çarpan yağmurun sesini duyar gibi oldum rüya sanıp uyumaya devam ettim. sonra kahvaltı hazırlamaya başladım mis gibi, derken telefonumun sesine uyandım meğer o da rüya imiş.
darmadağınık ve terk edilmiş bir köyü andırıyor masamın üzeri. hiç kimseye elletmiyorum üstelik, tekel durumundayım, tüm hakimiyet bende.
her tatil zamanı, çocukluğumdan beri,darmadağın olur masamın üzeri, hiç de umursamam annem ne kadar beni tehdit etse de...
gri bir istanbula uyanmak keyfimi kaçırdı bu sabah, bahçemizdeki erik ağaçları tomurcuklanmaya başlamışlar. ne tuhaf daha iki gün önce bahar aylarındaydım, şimdi kış mevsimine geri döndüm. en çok odamı özlemişim kutu gibi, kırmızı alevli odamı...
herşey güzel olacak...
beni bekleyen bir gelecek var artık ülkenin güneyinde..
mutluyum..