Ben naftalin kokusuna bayılırım. Ne zaman bu kokuyu duysam aklıma babaannemin duvarlar boyunca uzanan koyu kahverengi dolapları gelir. Ne zaman o dolapların kapakları açılsa burun deliklerime hep aynı koku hücum ederdi. Naftalin kokusu ve babaannemin senelerdir hiç değişmeyen odası, dolapları, havluları…
Bugün trendeyken karşımdaki yaşlı bayandan naftalin kokusu yayılıyordu etrafa. Aklım uçtu gitti, Antalya’daki o evin küçük odasının devasa dolaplarının arasında bir bir dolandı durdu.
Ben sarmaşıkları da çok severim. Çünkü üzerine abandığı duvarın çığlıklarını duymamazlıktan gelip sarılmasına devam eder. Sarılarak büyür, hem arkadaş canlısıdır hem ölümcül. Sersemletici bir tehlikesi vardır. Bugün kendimi sarmaşıklara benzettim. Sarılacak yer bulamazsam büyüyemem diye düşündüm. Sarmaşıkların renkleri yeşile dönmüş artık. Yabanileri bile hoş gözükür insana, işte ben o yabani sarmaşıklardan biriyim.
Sarılacak duvar bulamazsam ölebilirim…